| ||||||||||||
| ||||||||||||
| Anasayfa | Haber Ara | Pafuli | Videolar | Yurtdışı Eğitim | Sitene Ekle | Bursbul |Güncel Haber | Eğitim Haberleri | | ||||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
Tanrı bizi dikkate almadı
İstanbul'un fethinin tanığı olan tek Bizans tarihçisi Yorgios Sfrancis'in gerçek kitabı Kronikon Mikron Türkiye'de ilk defa yayınlandı.
Bizans saray görevlisi, diplomatı ve tarihçisi olan Yorgios Sfrancis'in 'Osmanlı Bizans ilişkileri açısından en teferruatlı eser' olarak kabul edilen Kronikon Mikron'u yani küçük ruzmanesi, Kitabevi Yayınları tarafından yayınlandı. Çevirisi ve notlandırılması Levent Kayapınar tarafından yapılan Kronikon Mikron'un meraklıları için çekiciliğini arttıran bir başka özelliği, yazarının İstanbul'un fethine Bizans İmparatoru'nun en yakınında olanlardan biri olarak bizzat şahitlik eden tek Bizanslı tarihçi olması. Sfrancis'in otobiyografik nitelikte hatırlatıcı stenograf notlarından oluşan kitap kronolojik olarak yazılmış. Bir bakıma Sfrancis'in kişisel günlüğü. Büyük bir kısmında on beşinci yüzyıldaki halk dili kullanılan kitabın dinsel metinler içeren bölümlerinde sofistik düzeyde bir Yunanca görülüyor. Kitap ayrıca Türkiye'de metodolojik olarak Yunanca'dan Türkçe'ye orijinal kaynakla birlikte basılan ilk kitap olma özelliğini de taşıyor. 1966 yılında her iki eseri de tek bir kitapta toplayarak yayınlayan meşhur Romen Bizantolog Grecu büyük ruznameye Pseudo- Phrantzes yani “Sahte Sfrancis” diyerek bu ayrıma dikkat çekti. Yani yüzyıllardır Sfrancis'e atfedilen büyük ruzname aslında Melissenos'undu. Böylece içinde, Türkler hakkında ağza alınmayacak ve çevrilemeyecek kadar ağır hakaretler bulunan büyük ruznamenin aslında o güne tanık olan Bizanslı bir tarihçi tarafından değil, İstanbul'un fethinden bir yüzyıl kadar sonra Melissenos tarafından yazıldığı ortaya çıktı. İmparator'un kaçmasının kolay olduğunu ancak hiçbir zaman bunu düşünmediğini ifade eden Sfrancis'in yazdıklarına göre adam göndermeleri için Sakız Adasına Galata vasıtasıyla çok paralar gönderilmiş ancak kimse gelmemiş. Konstantinos Tanrı'ya Hristiyanları Türklerin esaretinden kurtarması için paralar vererek rahiplere çok dua ettirmiş, oruç tutmuş ve fakirlere yardım etmiş. Sfrancis “Fakat tüm bunları Tanrı, hangi günahlar için bilmiyorum ama, dikkate almadı.” diyor. Sfrancis insanların Konstantinos'un bu çabalarından haberdar olmadıkları ve ona akıllarına esenleri söylediklerinden şikayet ediyor. Sfrancis ayrıca İstanbul'un Türkler tarafından alınışı sırasında dünyadaki Hristiyanların Bizanslılara hiçbir yardımda bulunmamasını şiddetle eleştiriyor ve ironiyle Mısır Sultanı'nın İstanbul'un fethedilmesi konusunda Hristiyanlardan daha çok endişe duyduğunu söylüyor. 1 Eylül 1453'te fidye ile esaretten kurtularak Mora'ya gitti. Fetih sırasında esir edilen eşi ve hayatta kalan son iki çocuğu sultan tarafından satın alındı. Aralık 1453 yılında 14 yaşına gelmiş olan oğlu sultanı öldürme girişiminde bulunduğu gerekçesiyle öldürüldü. 1 Eylül 1454'te karısını fidye karşılığı kurtardı. 1455 yılının Eylül ayında sultanın sarayında bulunan 14 yaşındaki kızı Tamar bulaşıcı bir hastalıktan dolayı öldü. Bizansın fethinden sonra Mora'da Despot Tomas Paleologos'un emrine giren Sfrancis bir süre sonra buradan ayrılarak eşiyle bir manastırda yaşadı. 1468 yılında yoksulluktan dolayı Grigorios ismiyle keşiş oldu. Kitabı 1477 yılında aniden kesilen Sfrancis'in bu tarihte öldüğü düşünülüyor. (Emeti Saruhan)
|
RESİM GALERİ
ÖNEMLİ LİNKLER
|
||||||||||
|
Veli Ünlü Kişisel Bilgi Paylaşımı Sitesi |
||||||||||||